Kim Kimdir

 
M. Kemal Atatürk
İbn-i Sina
Mevlana
Yunus Emre
Nasreddin Hoca
Mehmet Akif Ersoy
Kara Ahmet
Ahmet Kutsi Tecer
Aşık Veysel Şatıroğlu
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Dadaloğlu
Evliya Çelebi
Fuzuli
Füreya Koral
Hacı Arif Bey
Hacı Bayram Veli
Halit Ziya Uşaklıgil
Halide Edip Adıvar
Hamamizade İsmail Dede Efendi
Karacaoğlan
Kazım Karabekir
Köroğlu
Mehmed Akif Ersoy
Mehmet Emin Yurdakul
Melih Cevdet Anday
Mimar Sinan
Namık Kemal
Nazım Hikmet
Necip Fazıl Kısakürek
Neyzen Tevfik
Orhan Kemal
Orhan Veli Kanık
Ömer Bedrettin Uşaklı
Piri Reis
Sadri Alışık
Şinasi
Tevfik Fikret
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ziya Paşa
 
 

Kadınca

 
Aşk
Anne & Çocuk
Moda & Güzellik
Diyet & Egzersiz
Sağlık

Devam

 

Hazır Mesajlar

 
Anneler Günü
Aşk Mesajları
Ayrılık Mesajları
Doğum Günü
Babalar Günü

Devam

HarikaSohbet.Net Iyi Eğlenceler Diler..

Nasreddin Hoca
Nasreddin Hoca (1208-1284)


Türk halk bilgesi. Halk dilinde, duygu ve inceliği içeren, gülmece türünün öncüsü olmuştur.

Sivrihisar'ın Hortu yöresinde doğdu, Akşehir'de öldü. Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun'dur. Önce Sivrihisar'da medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortu'ya dönerek köy imamı oldu. 1237'de Akşehir'e yerleşerek, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim'in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır. Onun yaşamıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlânâ Celâleddin ile yakınlık kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yaşayan Timur'la konuştuğu, birkaç yerde birden göründüğü bile vardır.

Nasreddin Hoca'nın değeri, yaşadığı olaylarla değil, gerek kendisinin, gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay öğelerinin inceliğiyle ölçülür. Onun olduğu ileri sürülen gülmecelerin incelenmesinden, bunlarda geçen sözcüklerin açıklanışından anlaşıldığına göre o, belli bir dönemin değil Anadolu halkının yaşama biçimini, güldürü öğesini, alay ve eğlenme türünü, övgü ve yergi becerisini dile getirmiştir. Onunla ilgili gülmeceleri oluşturan öğelerin odağı sevgi, yergi, övgü, alaya alma. Gülünç duruma düşürme, kendi kendiyle çelişkiye sürükleme, Şeriat'ın katılıkları karşısında çok ince ve iğneli bir söyleyişle yumuşaklığı yeğlemedir. O, bunları söylerken bilgin, bilgisiz, açıkgöz, uysal, vurdumduymaz, utangaç, atak, şaşkın, kurnaz, korkak, atılgan gibi çelişik niteliklere bürünür. Özellikle karşısındakinin durumuyla çelişki içinde bulunma, gülmecelerinin egemen öğesidir. Bu öğeler Anadolu insanının, belli olaylar karşısındaki tutumun yansıtan, düşünce ürünlerini oluşturur. Nasreddin Hoca, halkın duygularını yansıtan, bir gülmece odağı olarak ortaya çıkarılır. Söyletilen kişi, söyletenin ağzını kullanır, böylece halk Nasreddin Hoca'nın diliyle kendi sesini duyurur.

Nasreddin Hoca, bütün gülmecelerinde, soyut bir varlık olarak değil, yaşanmış, yaşanan bir olayla, bir olguyla bağlantılı bir biçimde ortaya çıkar. Olay karşısında duyulan tepkiyi ya da onayı gülmece türlerinden biriyle dile getirir. Tanık olduğu olaylar, genellikle, halk arasında geçer. Hoca soyluların, yüksek saray çevresinde bulunanların aralarına ya çok seyrek girer ya da hiç girmez. Sözgelişi onun tanıştığı söylenen Selçuklu sultanlarıyla ilgili gülmecesi yoktur. Timur'la ilgili "hamam, Timur ve peştemal" gülmecesi de, Timur'dan çok önce yaşadığı için, sonradan üretilmiştir. Halk beğenisi Hoca'yı Timur gibi çevresine korku salan bir imparatorun karşısına hamamda çıkarak, "kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit" türünden bir yergi yaratmıştır. Burada yerilen, dolaylı olarak, kendi toplumun, halkın üstünde gören saray insanlarıdır.

Nasreddin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kişiliğinde, halkın duygularını yansıtan başka bir özellik de eşeğin yeridir. Hoca eşeğinden ayrı düşünülemez, onun taşıtı, bineği olan eşek gerçekte bir yergi ve alay öğesidir. Anadolu insanının yarattığı gülmece ürünlerinde atın yeri yoktur denilebilir. Eşek, acıya, sıkıntıya, dayağa, açlığa katlanışın en yaygın simgesidir. Soyluların, sarayların çevresinde üretilmiş gülmecelerde eşek bulunmaz, oysa at geniş bir yer tutar. Bu konuda, başka bir çelişki sergilenir, gülmecede güldürücü öğe ile yerici öğe yanyana getirilir. Bunun örneği de kendisinden eşeği isteyen köylüye, "eşek evde yok" deyince ahırda onun anırmasını duyan köylünün "işte eşek ahırda" diye diretmesi karşısında, Hocanın "eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi" demesidir.

Onun gülmecelerinde, kaba sofuların "ahret" le ilgili inançları da önemli bir yer tutar. "Fincancı Katırları", "Ben Sağlığımda Hep Burdan Geçerdim" başlıklı gülmeceler katı bir inanç karşısındaki duyguyu açığa vurur. Toplumda neye önem verildiğini anlatan "Ye Kürküm Ye" gülmecesi, Hoca'nın dilinde, halkın tepkisini gösterir.

Nasreddin Hoca'nın etkisi bütün toplum kesimlerine yayılmış, "İncili Çavuş", "Bekri Mustafa", "Bektaşi" gibi çok değişik yörelerin duygularını yansıtan gülmece türlerinin doğmasına olanak sağlamıştır. Bunlardan ilk ikisi saray çevresinin oldukça kaba beğenisini, üçüncüsü de gene halkın Şeriat'ın katılığına karşı duyduğu tepkiyi dile getirir.

 


Astroloji

 
Yıldızlar
Elementler
Burçlar
Rüya Tabirleri
Günlük Burçlar
Kahve Falı
Burç Özellikleri

Devam

 

Aşk & Sevgi

 
Aşk Nedir
Platonik Aşk
Seni Seviyorum
Çiçeklerin Dili
Aşkın 50 İşareti
Aşkın Türleri
Aşk Kuralları

Devam

 

Cep Menü

 
Cep Duvar Kağıtları
Cep Temaları
Symbian Programları
Komik (Gerçek) Sesler
Hareketli Resimler
Animasyonlar
Virüs Programı

Devam

 

Gazete & Haber

 
Gazeteler
Haberler
Dergiler
Magazin
Televizyon
Radyolar
Son Dakika

 

 

Mizah

 
Resimler
Videolar
Komik Sözler
Duvar Yazıları
Komik Espriler

Devam

 

Faydalı Linkler

 
T.C. Kimlik No
Vergi No
SSK Hizmet
Bağ-kur
ÖSYM
Üniversiteler

Devam

 © Tüm Hakları  HarikaSohbet.Net'a Aittir..